29 Ağustos 2011 Pazartesi

eski ılık

eski ılık sesinin gelişini ezmeden seyreder hep
duymak isteyen tüm hayvanlarıyla gizlice
badesi için boyunları titreyen yollardan geçip
bir uzun yutanboru bu ve çocuğun en dip ucu
yalın ayak bekleyen uzunlu kısalı ışıklarda saç savurup
onunla buluta çarpıp suda yüzerler
konuşan yakamoz susmaz dizinde balıklı kızlar
tellere vurarak oynamayı biliyorlar bi bırak
sen onun kuşşkusu musun
asıl onları bekleten birbirine çektirensin
bir sekiz çiçeğin karnındaki su damlası
damlanın içini sonra bütün bu hepsi.....
taş yıldızlara bakarsa meyve açan yaprakları var onun
o yüzle ısırıp açıldı o yapraklar
kapanmayı da unuttun